19 Şubat 2011 Cumartesi

They tell me you're searching for a new place.
They tell me tomorrow will have a true face.
They say that i don't understand,
when you speak of your summertime land.
Just slow yourself down, i'm coming along.



Yan masada tüm dünyaya güldüğünü duyurabilen adamlar oturur. 
Güldükleri birşey yoktur.
Onlar sadece dünyaya gülerler.
Ben ise yazı yazarken klavyenin tuşlarına arkada çalan müziğe göre basılmasını severim,
yan masada tüm dünyaya güldüğünü duyuran insanlar varken,
oturduğum masada şairlerden konuşulmasını.
O zaman boş bakarım işte.
Ya da gıcık gıcık bakarım.
Bakmayı bilmediğimdendir.
Bu yazı da "Slow yourself down" sever mesela.
Nasıl sevmesin ki yazarı severken,
tuşlara müziğe göre basmayı,
ve kendini "Slow yourself down"a bırakmayı?



You tell me your dreams have been broken,
and not enough words have been spoken.
The time has come to see it through.
Slow down 'coz i'm coming with you.
Just slow yourself down, i'm coming along.






tık...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder